IOS
 
Detayl� arama
ProjeMimarDiğer kişi
İşverenOfisKuruluş
Süreli YayınKitapYarışma
EtkinlikOkulKent
MakaleÖdül
Projeler
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPQRSŞTUÜVWXYZ
1920-291930-391940-491950-591960-691970-791980-891990-992000-092010-19
Arkiv > Projeler > Tekel Likör Fabrikası Uygulanmış ProjePDF versiyonuFavorilerinize EkleyinRapor EtArkadaşına GönderSayfayı Yazdır
Son güncelleme tarihi : 23/06/2008 11:59
Tekel Likör Fabrikası
Künye
Tasarım EkibiRobert Mallet-Stevens
İşverenBilinmiyor
Adres
Mecidiyeköy
İstanbul
Proje Tarihi1930 - 1931
Yapım Tarihi1930 - 1931
Proje TipiFabrika
Yapım TürüBetonarme
Proje YöneticisiBilinmiyor Unknown
Açıklama
Mallet-Stevens'ın simetrik olarak yerleştirilmiş düz çatılı kübik formları; yatay doğrultuyu vurgulayan dikdörtgen açıklıkları, eğik elemanlar tarafından desteklenen, binayı saran saçağı, dikme ve lentolarla desteklenen baca ve 3 kat yüksekliğindeki üretim salonlarını örten sırlı tuğladan strüktürü ile Türkiye'deki rasyonel-modernist endüstriyel mimarlığın en erken örneklerinden birini oluşturmuştur. Yapı aynı zamanda mimarın Türkiye'deki belgelenmiş tek çalışmasıdır. Fabrika kurulduğunda, geleneksel içkiler olan şarap ve rakı dışında alkollü ürün imal edilen ilk tesis olmuştur ve günümüzde de, dünyada doğal meyve ve malzemelerden likör üretilen çok az merkezden biridir. Bugün, korkuluklar ve aydınlatma elemanları dahil olmak üzere çoğu mekanik ve mimari eleman korunmuş durumdadır.


Kaynak: Docomomo Arşivi
Görüntüler
Docomomo ArşiviDocomomo ArşiviDocomomo Arşivi
Docomomo ArşiviDocomomo ArşiviDocomomo Arşivi
Docomomo Arşivi


Arkitera Harita'da
Haritayı büyüt
arkiteraforum
Önce adını eskiye çıkardılar, sonra eskiciye verdiler ve şimdi bir mimardan yerine residence istiyorlar.
kambek
Mecidiyeköy'ün korkunç trafiğinde (biliyorum çünkü Cevahir İş Merkezi yapımından sonra büroyu taşımak zorunda kalmıştık) nefes alabilecek, çok özel ağaçları bitkileri olan, nitelikli yapıları olan bir yer satıldı. Odaların, Belediyelerin.... pederin çiftliği gibi görüldüğü bir ülkede tüm bunların birşeyler ifade edemeyeceği ortada. Onun için kaça satarsanız satın kamu olarak (yani halk, yani biz siz onlar) büyük zarara uğrarız demenin de bir anlamı yok. Kimbilir belki başka bir yüzyılda aklımız başımıza gelir.
yilmaz