+ARKİV'in gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
İlgili Projeler

2. Ödül, Şehitkamil Belediyesi Sanat Merkezi Yarışması

PROJE RAPORU

TÜKETMEK DEĞİL, MEVCUT DURUM ÜZERİNDEN ÜRETMEK

Konunun özeti aslında belli; mevcut bir yapının üzerine yeni bir yapı oluşturmak. Fakat bu yapıyı oluştururken yine de büyük ölçekte alana bakmayı ve bu alanın kent ve kamusal alanlarla ilişkisinin irdelenerek oluşturulmasını doğru buluyoruz. Kent ile ilişkisinin irdelenmesinden sonra alanda mevcut bir yapının üstüne nasıl eklemleneceğini tartışabiliriz.

Büyük bir yeşil banta komşu olan proje alanı aynı zamanda Belediye binası, Antep kalesi, Kamil Ocak Stadyumu, Valilik ve çeşitli kamu yapıları ile iç içe bir durumdadır. Bu bölge bu durumdan dolayı kamu hareketinin çok yoğun olduğu bir bölgedir.

Dolayısıyla iki ilişki çok önemli gözükmektedir. Birincisi alanın yeşil bant ile kurduğu ilişki, ikincisi alanın çevresindeki tarihi ve kamu yapıları ile kurduğu ilişki. Bu iki ilişkinin sürdürülebilir kılınması -kamusal hareketin kesintiye uğramaması çok önemlidir. Bunun için mümkün olduğu kadar alanın batı kenarına (Çayırlı ve Kazas İş merkezlerine) yaslanmayı, belediye tarafında ise kamusal alan-boşluk yaratmayı doğru buluyoruz. Bu yarattığımız kamusal alan kuzey güney doğrultusunda yeşil bant ile ilişkiyi kurarak diğer yönde kamusal alan ve diğer kamu yapılarıyla bağlantıyı oluşturacaktır.

Kent okuması ile oluşturduğumuz araziye yerleşimden sonra önemli diğer bir konu mevcut bir yapının üzerine nasıl yerleşileceğidir.

Maalesef günümüz mimarlığı tüketmek üzerine oluşmuştur. Her şey yıkılarak yeniden yapılmaktadır. Oysa mevcut durumu değerlendirme üzerinden üretmenin çok daha değerli olduğunu düşünmekteyiz. Bizim ana prensibimiz hiç bir şeye dokunmamak üzerinedir. Mevcut yapıya hiç bir müdahale etmeden yeniden üretmek üzerinedir. Burada mevcut otoparka kısmen müdahale edilebilir dense de biz hiç bir şekilde müdahale etmeden, hatta inşaat yapılırken bile otoparkın kullanımını sürdürmesi şeklinde yerleşmeyi doğru buluyoruz. Bu yüzden oluşturduğumuz tasarımda otoparkın girişi dâhil çekirdeklerine, ıslak hacimlerine ve teknik hacimlerine hiç bir şekilde müdahale edilmemiştir. Kamusal alan olarak bıraktığımız boşlukta bulunan mevcut otopark girişi bir sorun gibi gözükse de aslında bu, alana hareket katan, kamu hareketi ile içi içe geçen peyzajın bir parçasıdır.

A- Yapının Oluşumu

Eski Gaziantep'in yerleşim yerlerinin bulunduğu mahallelere baktığınızda, sanki büyük bir kaya çekiçle yontulmuş da, sanki evler, sokaklar, pencereler, hatta güneş öyle ortaya çıkmış izlenimi edinirsiniz. Bu yüzden araziye yerleşim kararlarından sonra yapının oluşumunu aynı mantık üzerinden kurmaya çalıştık.

1-Kısmi olarak zemin kat oyularak kamusal çevre ve büyük yeşil bant ile ilişki tariflendi. Bu alan içindeki mevcut otopark girişine müdahale edilmeyerek otopark kullanımının sürdürülmesi sağlandı.

2-Girişi oluşturacak ve kamusal alan ile yapı arasındaki ilişkiyi kuracak olan amfi bölümü tüm kat boyunca oyuldu ve her yerden algılanabilen kamusal alan tariflendi.

3-Yapı içinde sirkülasyonu tarifleyecek ve hareketi sağlayacak iç sokak ve galeri boşluğu oyuldu. Bu sayede birimler ve yerleri de tariflenmiş oldu.

4-Çatı katında giriş saçağı, sofita ve müzik atölyeleri yerleştirilerek yapı kütlesi tamamlandı.

B- Mevcut Yapı ile Taşıyıcı Sistem Kurgusu

Mevcut otoparkın taşıyıcı sistemine eklemlenerek üst yapı oluşturulacaktır. Bunu yaparken zemin kat çekme mesafelerinden dolayı mevcut yapının kolon sisteminde 2-10 aksları ile C-K aksları arasındaki taşıyıcı sistem devam ettirilecektir.

C- Fonksiyonların Yerleşimi

Zemin kat kullanımı mümkün olduğunca kamusal alan olarak bırakılmıştır. Bu kat yapının kent ile direkt ilişki içinde olduğu alandır. Başta ana fikir kısmında anlattığımız gibi burası toplanma-buluşma-eğlenme ve çevre ilişkilerine değme noktasıdır. Bu katta sergi mekânı, kafeterya, girişler ve büyük salonun servis birimleri bulunmaktadır. Buraya yerleştirdiğimiz birimlerle bu alanın 24 saat yaşanılabilir bir alan olmasını hedeflemekteyiz. Özellikle yerleştirdiğimiz amfi her türlü kullanımı ile buraya bir canlılık kazandıracaktır.

İçeride yarattığımız iç sokak fonksiyonların yerlerini belirleyerek aynı zamanda tüm katlar arasındaki bağlantıları sağlamıştır. Bu sokağın batı tarafını büyük salon, güney tarafını ise atölyeler ve yönetim birimleri oluşturmuştur. Güneyi ise amfiden çıkılarak ana girişi oluşturan fuaye alanıdır. Bu fuaye alanı aynı zamanda tüm fonksiyonların da buluşma alanıdır.

D- Gösteri salonu

Gösteri salonu alanın batı tarafına yerleştirilmiştir. Zaten sağır cephesi olması gerektiğinden dolayı burası tercih edilmiştir. Böylelikle yol cephelerine gün ışığı almaları gereken fuaye ve diğer birimler yerleştirilebilmiştir. Tüm kotlardan kullanımı olabilen büyük salonun altı -zemin katı sergi salonu ve meydan girişleri olarak düzenlenmiştir. Büyük fuaye 1.katta ve ana ulaşımı amfidendir. Zemin katta bulunan girişlerden de ulaşılabilmektedir. Geniş açıklık isteyen salonun üst örtüsü çelik makaslarla geçilerek yapıya binecek yük hafifletilmiştir. Sahnenin arkası ve altı yan birimler olarak değerlendirilmiştir.

E- EKOLOJİ

Yapının içinde yaratılan iç sokak ve galeri boşlukları sayesinde yapıda doğal iklimlendirme yapılarak yapı teknoloji çöplüğüne çevrilmeden soğutması sağlanabilecektir. Ayrıca temiz hava girişleri mümkün olacaktır. Kışın Sera etkisi ile yapının ısınmasına katkıda bulunacaktır. Yapının güneş alan cephelerine yazın güneşinden korunabilmesi için güneş kırıcı paneller yerleştirilmiştir. Yapının güneye bakan çatısında yapılacak güneş panelleri sayesinde enerji elde etmek mümkün olacaktır. Tüm yapı ve çevresinde yağmur sularının toplanarak çevre sulamasında kullanılmasını hedeflemekteyiz.

F- YAPI EKONOMİSİ-MALZEMELER VE BİTİŞLER

Yapının minimum maliyette elde edilebilmesi için yaptığımız analizler sonucu taşıyıcı sistemin betonarme olarak devam ettirilmesine karar verdik. Büyük açıklık geçen salonun üst örtüsü ve giriş saçağından dolayı son çatı düzlemi çelik olarak inşa edilecektir. Tasarladığımız yapıda kaba inşaat -ince inşaat ayrımını ortadan kaldırmak istiyoruz. Yapı içinde ve dışında yapacağımız tüm betonarmeler brüt olarak bırakılacaktır. Kullanacağımız malzemelerin doğasına uygun olarak kullanılmasını çok önemsiyoruz. Yapı bir gofret tabakası gibi kaplanmayacaktır. Zorunlu olarak kaplama yapılması gereken cephelerde prekast beton malzeme kullanılacaktır. Böylelikle prekastların önceden tasarlanması ile hata payı minimuma indirilecek ve inşaat süresi çok kısalacaktır. Zeminde şap+epoksi uygulaması ile çok hızlı biçimde elde edilebilecek ve çok farklı malzemelerin yapıya girmesi engellenerek iş gücü ve karmaşıklığı ortadan kaldırılacaktır. Yapının ısıtma ve soğutma maliyetlerini minimuma indirmek için yapının kendi kurgusunda önlemler alınmıştır. Yukarıda ekoloji başlığında anlattığımız gibi yapıyı teknoloji çöplüğüne çevirmek istemiyoruz. Yapı içinde hava hareketlerini sağlayacak çözümler- ısınmaya karşı alınacak doğal önlemler-güneş panelleri ile elektrik ve ısınma sağlamak ve yağmur sularının geri dönüşümü sağlanarak işletme maliyetleri minimuma indirilecektir. Zemin katta bırakılan peyzaj düzenlemesinde bu bölgenin türü olan bitkilerin kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. İklimin şartlarına kendisini adapte etmiş bitkileri kullanmakla bakım ve sulama işlerinin asgariye indirileceğini varsayıyoruz. Tüm yukarıda anlattığımız doğal yöntemler ile yapının hem inşaat maliyetinin hem de işletme maliyetinin minimuma ineceğini düşünmekteyiz. Tabi ki uygulama aşamasında tüm bu yöntemler uzmanları ile değerlendirilecek ve daha da geliştirilecektir

Künye
Proje Yeri: Gaziantep
Proje Tipi: Kültür Merkezi
Proje Tipi Grubu: 2. Ödül
Danışman: Ersin Deniz Çınar, Ahmet Boybada, Berrin Yavuz

Pin It
Mimar

Hakan Deniz Özdemir

İbrahim Eyüp
Yardımcı Mimar(lar)
Olcay Ovalı Eyüp
Hale Keskinalemdar