+ARKİV'in gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
Ofisin Diğer Projeleri
İlgili Projeler

Avrasya Tüneli Müzesi

Sanja Jurca Avcı ve AVCI Architects tarafından tasarlanan Avrasya Tüneli Müzesi 2017 yılında tamamlandı.

Sanja Jurca Avcı, projeyi anlatıyor:

Avrasya Tüneli, hikayesini anlatmak zorunda olduğumuz o nadir mega projelerden birisidir. Bu girişim, dünya üzerindeki iki noktayı herşeye rağmen birleştirirken dünya üzerinde iz bırakan tüm diğer geçitler ve yapılar kadar büyüktür. Türkiye yakın zamanda bu tipte birçok başarı hikayesinin gerçekleştirilmekte olduğu bir yerdir. Gerçekten de 2016 yılı bu tipteki birkaç devasa projenin aynı anda hayata geçtiği özel bir yıl olmuştur. Bu projelerden birisi, İstanbul’un payına düşen, Yavuz Sultan Selim Asma Köprüsü’dür. Köprü, Boğaz’ı kuzey kısmında Asya ve Avrupa kıtalarını üçüncü kez birbirine bağlamaktadır. Böyle bir köprü ile karşılaştırıldığında bir tünel daha az cazibeli görünebilir fakat aslında hiç de öyle değildir; çünkü bu tünel, kıtaların tarihi açıdan belki de en hassas ve narin olduğu noktalardan başlayarak, bu dokuya zarar vermeden geçişi başarmaktadır. Tünel, İstanbul’un Unesco tarafından koruma altına alınmış olan Sultanahmet semtinden başlar. Sultanahmet, Bizans imparatorluğunun en değerli kalıntılarından bazılarına evsahipliği etmektedir. Aynı zamanda, buradaki yüzlerce yıllık Osmanlı hakimiyeti de, yarımadaya dünyanın en önemli tarihi kalıntılarından bazılarını kazandırmıştır. Daha az önemli olmamak ile birlikte Tünel’in çıkış ksımı, giriş kısmı kadar hassas sayılmayabilir. Tünel’in çıkış noktası, Asya tarafında, yaklaşık 5.4 kilometre içeride olan Kadıköy ilçesinin kalbindedir.  

Projenin fikrinin ortaya konulması, değerlendirilmesi ve teknoloji ve uzmanlık boyutları ile  birlikte hayata geçirilmesinde rol alan insanlar, bir bütün olarak, anlatılmayı bekleyen ilginç bir hikaye örgüsü oluşturmaktadırlar. Asya yakasına kurulmuş olan Avrasya Tüneli Müzesi de tam bu amaçla için tasarlanmıştır. Avrasya Tüneli Kontrol Binası’nın giriş holünde bulunan bu müze 80 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Müze aynı zamanda Avrasya Tüneli Kontrol Binası resepsiyonu olarak da işlev görmektedir.

Tasarım

Sergi, Tünel’in hikayesinin basit ve açık bir biçimde anlatılması şeklinde tasarlanmıştır. Burada, dört temel soru yanıtlanmaya çalışılmaktadır. Bu sorular, bu Tünel gibi bir eser hakkında bir fikir sahibi olmak istendiğinde ilk akla gelecek sorular arasından seçilmiştir:

Avrupa ve Asya’nın bağlanmasına neden ihtiyaç duyulmaktadır? Tünel nasıl inşa edilmişti? Bu tünelin inşasını mümkün kılan makine nasıl bir makinedir? Bunu mümkün kılan insanlar kimlerdir? Bu sorular, serginin ziyaretçilerine sunulan hikayenin ana temasının başlıklarını oluşturmaktadırlar. Gösteri, tarihte yaşanmış olan ve Avrupa ve Asya yakalarının bu noktada birleştirilmesini amaçlayan birçok önceki denemenin özeti ile başlamaktadır. Burdaki tarihçe Perslerin antik Yunan’ı işgal için suyu geçmeye çalıştıkları zamanlara kadar gitmektedir. Müzede bir de, dünya üzerindeki benzer projelere genel bakış sunulmaktadır. Burada, diğer uzun tüneller ile Avrasya Tüneli’nin bir karşılaştırılması yapılmaktadır.

Müzede sunulan görseller, kronolojik bir sıralamyı takip etmektedirler. Tasarımın nasıl yürütüldüğünden başlayarak öncelikli olarak projenin önemli detaylarına odaklanılmaktadır. Burada, inşaat teknolojisindeki yeniliklere ve deprem güvenliğine değinilmektedir. Projede doğal hayata en az hasarın verilmesine yönelik olarak gösterilen çabalara da yine bu kısımda değinilmektedir. Ardından proje boyunca yürütülen araştırma ve geliştirme çalışmaları anlatılmaktadır. Sergide, Tünel’e ait önemli olayların yer aldığı bir de tarih cetveli bulunmaktadır. Projenin finansal yapısının anlatıldığı kısımı, projenin geliştirilmesinde rol alan insanlar hakkındaki bilinmeyen gerçekler takip etmektedir. Bu kısmın ardından ise, inşaatın yapılmasını mümkün kılan makineler ile ilgili bilgiler verilmektedir. Burada, tabii ki en önemli ağırlık, tamamen Almanya’da üretilmiş olan TBM (Tünel Açma Makinesi) ‘dedir. Hikaye, projenin arka planında görev alarak ona destek olmuş olan yüzlerce kişinin isimleri ile projeye yön veren vizyonerlerin isimlerinin ekranda gösterilmesi ile son bulmaktadır.

Avrasya Tüneli’nin hikayesi, en çağdaş dijital haritalandırma teknolojisi kullanılarak anlatılmaktadır. Burada ziyaretçi, Tünel’in, başlı başına bir insanlık ve yaratıcılık girişimi ve mucizesi olan, baş döndürücü üretim süreci içerisine dahil edilmektedir. Müze bu işi, kendi yaratıcı hikaye anlatım tekniklerini kullanarak başarmaktadır. Bu teknikler arasında interaktif dokunmatik masa, sanal gerçeklik gözlükleri, interaktif dokunmatik tabletler  ile birlikte insanı tamamen çevreleyen ‘Kuşatıcı Görsel’ projeksiyon ortamı da yer almaktadır. Bütün bu teknolojiler, ziyaretçilere, daha önce Türkiye’de görülmemiş düzeyde bir etkileşimli deneyim yaşatmaktadırlar.

Müzenin en çok merak uyandıran karakteristiği, hikayenin çoklu katman biçiminde anlatılış biçimidir. En dikkat çekici kısım ise devasa duvar projeksiyonudur. Bu projeksiyon, ziyaretçiyi daha içeri girdiği anda görsel bir eğlence ile sarmaktadır. İçeri girdikten sonra kısa bir süre içerisinde ziyaretçi, kendisini çevreleyen bütün bu fiziksel objelerin, duvar grafiklerinin, daha derinlemesine bilgilerin ve verilerin sunulduğu iPadlerin, Boğaz içerisinden geçen haritalanmış bir model kesitinin ve ziyaretçileri benzersiz bir biçimde bilgi ile interaktif etkileşime girmeye davet eden yuvarlak “dokunmatik masa”nın birbirini tamamlayacak şekilde görev yaptığını ve hep birlikte bir bütünü oluşturduklarını fark etmektedir.

Büyük Veriye Daldırma

Müzede dört ana projeksiyon cihazı kullanılmıştır. Bu projeksiyon cihazları, dinamik duvar haritalama bilgisini 16 metre uzunluğundaki bir ekrana yansıtmaktadırlar. Yansıtılan bu sürekli değişen devasa bilgi kaynağı, ziyaretçi sergi salonuna girer girmez onu çevrelemekte ve içerisine almaktadır. Her kısımda, diğer mevcut bilgi kaynakları ile tematik olarak bağlantı kuran ve bu bilgi kaynakları ile entegrasyon halindeki lineer bilgi döngüleri, şu başlıklar altında verilmektedir: Neden – Rüya Gerçek Oldu, Nasıl – Hayalden Gerçeğe, Ne – İnanılmaz Teknoloji, ve Kim – Bir Rüyada Birleşmek.

Bir sabit metin paneli şeridi, duvar projeksiyonları ile sürekli bir ana hat oluşturacak şekilde yerleştirilmiştir. Bu paneller, Tünel’in güzergahını gösteren bir harita üzerine yerleştirilmişlerdir. Güzergah, Avrupa yakasındaki karayolu girişinden başlamakta ve Asya yakasındaki E-5 karayolu sistemine bağlanan çıkış noktası ile son bulmaktadır. Sabit duvar grafikleri üzerinde ustaca yapılmış renk kodlaması sayesinde bu yatay temalaştırma açıklık ve anlaşılırlık kazanmaktadır. Bu renkler, Duvar Projeksiyonları altındaki boşlukta dağınık halde yerleştirilmiş olan sabitlenmiş elemanlarda da tekrar edilmektedir.

Dijital olarak haritalandırılmış olan bir Tünel Kesiti, Tünel’in Boğazı nasıl denizin altından geçtiğini göstermektedir.  Burada, boğazın jeolojik yapısı görülmekte ve İstanbul’un bu bölgesinden geçmekte olan deprem fay hatları ile başa çıkmak üzere tasarlanmış olan “sismik bağlantılar”ın nerelerde konumlandırıldığına işaret edilmektedir. Tünel tasarımcıları, en büyük ölçekteki depremde herkes için olunabilecek en güvenli yerin tünel olduğunu söyleyerek ziyaretçileri şaşırtmaktadırlar. Umarız ki bu deneyimi asla yaşamayız ancak nihayetinde, Tünel’in tasarımının olabilecek en kötü senaryo düşünülerek yapılmış olduğunu bilmek güven vermektedir.

Yavaş yavaş dönen Tünel Açma Makinesi modeli bu imkansız gibi görünen görevi başarı ile tamamlamış olan makinelerin gösterildiği kısmın merkez parçasını oluşturmaktadır.

“Kim” kısmında, bu projede çalışarak onu mümkün kılan birçok kişinin inşaat kaskları ile birlikte Cumhurbaşkanı’nın imzalı kaskı da bulunmaktadır. Tünel, planlandığı gibi, 20 Aralık 2016 tarihinde açılmıştır.

İnteraktif Dokunmatik Masa

Avrasya Tüneli gibi bir proje rekorlar kırmakta, bazı alanlarda ya en önde ya da en üst dereceye yakın değerlere erişmektedir. Bu özellikleri ile Tünel, bazı sürpriz istatistikler sunmaktadır. Bu şaşırtıcı istatistiksel bilgiler, ziyaretçilere, benzersiz bir tasarımı olan interaktif bir yol ile sunulmaktadır: İnteraktif dokunmatik masa. Yuvarlak, dokunmaktik bir masa üzerindeki “Avrasya Hakkındaki 10 Gerçek” uygulaması, odanın orta kısmında konumlandırılmıştır. Masada bir hareket sensörü bulunmaktadır ve bir hareket algılandığında, masa aktif hale geçmektedir. Açılış bölümünde bir animasyon devreye girmektedir. Bu animasyonda Boğaz’ın dış uzaydan görüldüğü bir uydu görüntüsü gösterilmektedir. Daha sonra dünyaya yaklaşan görüntü, deniz yüzeyine kadar indikten sonra önce suya, sonrasında ise daha da derine inerek kum ve kayaların içerisine dalmaktadır. Dönen ve jeolojik formasyonları keserek ilerleyen TBM’in yüzü görüldükten sonra en sonda ise bitmiş haldeki Tünel’in, içerisinden trafik akarkenki hali gösterilmektedir.

Bundan sonraki aşamada, masa yüzeyi üzerinde bir etkileşim ara yüzü ortaya çıkmaktadır. Masanın çevresi boyunca ortaya çıkan on alanda, bir slogan veya cümle ile, Tünel ile ilgili bir gerçek temsil edilmektedir. Bir ziyaretçi, önündeki bu slogan veya cümlelerden birisine dokunduğunda, bu gerçek hakkında hazırlanmış yaklaşık 10 saniyelik bir animasyon filmi başlamaktadır. Bazı bilgilere dokunulduğunda tablonun geri kalan kısmı 5 saniye boyunca yok olmakta, daha sonra bu kısımlar tekrar ortaya çıkmaktadır.

Daha Derin Bilgi Seviyeleri

Gerçekleştirilmesi yıllar süren ve yürütüldüğü süre boyunca binlerce dokümanın üretildiği bu tipteki herhangi bir projede olduğu gibi, bu projede de üretilen bütün bilgilerin sergilenebilmesi pratik olarak mümkün olmadığı gibi bu kadar çok bilginin, orada kısa bir süreliğine ziyaret amacıyla bulunan ziyaretçiyi boğmadan bir sergi alanında sunulması imkansızdır.  Konuya daha fazla ilgi duyanlar ve bilgi almak isteyen akademisyenler ve araştırmacılar için, yedi adet iPad dokunma ekranı boşluğun çevresine yerleştirilmiştir.

Bu iPadlerin birçoğu, doğrusal şekilde katlanmış bir metal eleman üzerine yerleştirilmiştir. Bu metal, aynı zamanda duvar projeksiyonları ile kuşatılmış olan boşluğun çevresinde de bir çizgi çizmektedir. Bir fiziksel modelin desteklendiği yerlerde biçim değiştiren metal eleman diğer zamanlarda çizimler ve skeçler gibi fiziksel dokümanları tutmakta ve yine diğer zamanlarda ise sizi TBM makinesinin içerisine götüren sanal gerçeklik gözlüklerinin durduğu konforlu bir yüzey halini almaktadır.

Metal elemanın “eğilmesi” ile yaratılan tema, gerek odanın merkezindeki yıpranmış kesme dişlerinin sergilendiği vitrinler olsun gerekse de boşlukta duran ödül kaideleri ve inşaat kaskları olsun, bütün diğer elemanların tasarımına da aktarılmıştır. Böylece bütün elemanlar, bir bütünün parçaları gibi görünmektedirler ve bu da, hem görsel hem de tematik olarak anlam ifade etmektedir.

Süreçtan Kalanlar

Ziyaretçiler binadan ayrılmak üzereyken, köşede, tente altındaki büyük beton kaideler üzerinde, alanda kullanılan makinelerden arta kalan parçaları görürler. Buradaki alan büyük bir teknik çizim tarafından doldurulmuş durumdadır. Bu çizimde, kullanılan önemli makinelerin, bu büyük projenin bir parçası olarak nerelerde görev yapmış oldukları açık bir biçimde gösterilmektedir. Diğer küçük makinelerin parçaları ise daha soyut bir kompozisyon oluşturacak şekilde yerleştirilmişlerdir. Bununla birlikte, bu makinelerin de hangi rolleri yerine getirmiş oldukları diyagramlar ve çizimler yolu ile anlatılmaktadır.

Bunlara ek olarak, binanın bahçelerine de sismik bağlantılar için geliştirilmiş olan modellerin parçaları ve Tünel yüzeyini oluşturan beton segmentler ile birlikte Tünel’in kendisinin girişine ait öndökümlü kısmın parçaları yerleştirilmiştir.

Komleks bir Orkestrasyon

Bu tipteki herhangi bir modern serginin hazırlanması büyük bir iş orkestrasyonu gerektirmiştir. Bu işte birçok profesyonel görev almıştır. Avrasya Tüneli Sergisi’nde, Sanja Jurca Avcı tarafından temsil edilen Avcı Architects şirketi tasarımcı ve vasi planlayıcı olarak çalışmıştır. Şirket, bütün projeyi tek noktadan yürütülen bir “anahtar teslim” proje olarak teslim etmeyi taahüt etmiştir. Projede, müşteri ile tek bir noktadan irtibat sağlanmıştır. Projedeki rolümüz veri kitlelerinin yorumlanmasını, bu verilerin tutarlı bir görsel bütün içerisinde birleştirilmesini, multimedya tasarımcıları ve programcılar ile birlikte çalışılmasını, hikayenin interaktif bir biçimde anlatılmasını, makine kalıntılarının seçilmesinde restorasyon uzmanları ile işbirliği yapılmasını ve bu çalışmanın gelecek uzun yıllar boyunca hayatta kalacak, yüksek kalitede bir prodüksiyon olabilmesi için uzman sergi müteahitleri ile işbirliği yapılmasını da kapsamıştır.

İş, sadece aşırı derecede kısa bir zaman içerisinde (kontratın başlangıç tarihinden itibaren 6 hafta içerisinde) tamamlanmak ile kalmamış, aynı zamanda, günümüz modern telefonlarında kullanılanlar gibi, yüksek teknolojili dokunmatik yüzeyleri barındıran, sıradışı büyüklükteki interaktif bir masanın oluşturulması için gereken araştırma ve geliştirme zamanını da zorunlu kılmıştır.  Bu tip bir uygulama şimdiye kadar Türkiye’de görülmemiştir.

Harita
Künye
Proje Tipi: Sergi Mekanı / Galeri
Proje Tipi Grubu: Kültür
İşveren: Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş. (ATAŞ)
Danışman: Şener Çardak
Ana Yüklenici: SERGIKUR, Şener Çardak
Proje Yöneticisi: Selçuk Avcı, Koray Tokdemir, Arda Can Buze
Proje Başlangıç Yılı: 2016
Proje Bitiş Yılı: 2017
İnşaat Başlangıç Yılı: 2017
İnşaat Bitiş Yılı: 2017
Toplam İnşaat Alanı: 80 m²

Pin It
Mimarlık Ofisi
Mimar

Sanja Jurca Avcı

Selçuk Avcı

Ahmet Kapıcıoğlu

Tolgahan Akbulut