Ofisin Diğer Projeleri
İlgili Projeler

Çambeleni Evi

Çambeleni Evi'nin tasarımı PIN Architects'e ait.

Çambeleni Evi, Muğla’nın Ula ilçesi Çıtlık Köyü yakınında Gökova körfezine bakan Çambeleni mevkiinde eğimli bir yamaçta konumlanmaktadır. Çam, okaliptus, kızılçam, karaçam defne ve zeytin ağaçları ile birlikte zengin bir Akdeniz bitki örtüsüne sahip 2650 m²’lik bir arazide iki bağımsız konut yapısı olarak tasarlanmaya başlanan proje süreç içerisinde çeşitli revizyonlara uğrayarak bulunduğu konumun ve manzarasının güzelliği de düşünülerek bir konut yapısı ve alt kotunda bulunan bir atölye yapısına dönüşmüştür. Aynı zamanda bu yeni planlamaya uygun olarak yapının kuzeybatı tarafında kalan yaklaşık 1200 m2 lik bir alan ayrı bir parsel olarak ifraz edilmiştir. Bu ifraz sonucunda Çambeleni Evi geriye kalan 1590 m²’lik arsası içerisinde planlanarak inşa edilmiştir. İfraz edilen yan parseldeki H Evi’nin de aynı zamanda PIN Architects tarafından mimari projesi hazırlanmış ve Çambeleni Evi’nin komşusu olması özelliği ile de önemli bir yere sahiptir. İki evin hikayeleri, ihtiyaçları ve plan kurguları birbirlerinden farklı olsa da onları apayrı iki ev gibi düşünmemek gerekir. Çambeleni Evi projesi tamamlandıktan bir yıl sonra projesine başlanan H Evi’nin yapımı da eş zamanlı tamamlanmış olmasına rağmen çevre donatıları, peyzajı ve iç mekandaki imalatların bir kısmı bu yazı hazırlanırken halen devam etmektedir ve 2024 yaz ayında tamamlanması beklenmektedir. Evlerin fiziksel olarak bir bahçe duvarı ve peyzaj elemanları ile ayrılmasının yanında mimari dili, malzemesi, tasarım yaklaşımı, tektoniği, brüt beton ve betonarme taşıyıcı sistemleri, yapım teknikleri açısından ortak bir dili yansıttıkları söylenebilir. Her iki yapı da yaklaşık kapalı alan büyüklüklerine, benzer ihtiyaçlara, aynı cepheden aynı manzaraya ve aynı konumlara ve yönlenmelere sahip olsa da mimari formları birbirlerinden çok farklılaşmıştır. Bu yaklaşım iki yapıya mimari anlamda bir değer ve özgünlük katmaktadır.

Çambeleni Evi’nin bulunduğu alan zengin ve tipik Akdeniz bitki örtüsünün ve etkileyici manzarasının yanında bazı özelliklere ve niteliklere de sahiptir. Bu nitelikler yapının planlanmasında, topoğrafya ile ilişkisinde ve tasarımında çok önemli parametreler olarak kullanılmıştır. Akdeniz bölgesinde özellikle sıcak yaz günlerinde ihtiyacımız olan esinti güneybatıda Gökova Körfezi’ne bakan ön cephe teraslarında yaz ayları boyunca ve gün içerisinde kendisini hissettirir, rüzgarın yüksek okaliptus ağaçlarının yapraklarında çıkardığı sesler ve yarattığı gölgeleme alanları da mimari projede önemli biyofilik tasarım girdileridir.

Yapı kuzeydoğu yönündeki yoldan eğim yönünde alt kotlara doğru 3 ana kota oturur.Yol kotundan bağlanan araç park alanı merdivenlerle giriş kotuna bağlanır. Yapının bahçe girişi ve kapısı arasındaki yürüyüş yolu bir taraftan bahçe duvarı diğer yandan bir kısmı toprağa gömülü yapı duvarı ile kullanıcıyı peyzaj içerisinden yapıya yönlendirir. Giriş saçağındaki boşluktan yükselen sığla ağacı tasarımın önemli parçalarından birisidir. Yapım sırasında temel kazısı sonrası bölgedeki şiddetli fırtınalar yüzünden tehlike arz etmemesi için zorunlu olarak kaldırılan tek ağaç olan çam ağacının bulunduğu noktada yapının inşası tamamlandıktan sonra aynı yere dikilmiştir. Sığla bölgenin koruma altında olan ağaçlarından birisi olması açısından da ayrıca önemlidir. Peyzajda Akdeniz bitki örtüsüne uygun bitkiler seçilmiş ve mevcut ağaçlar korunduğu gibi daha pek çok yeni ağaç da eklenmiştir. Yapının kuzeydoğu cephesi kısmen toprağa gömülüdür ve yapıya ara kottan girilmektedir. Bu planlama hem yol tarafından kütlenin daha mütevazi bir şekilde dışarıdan algılanmasını sağlar, hem enerji korunumu açısından bir avantaj sağlar, hem de yapının doğal zemine en uyumlu şekilde oturmasını sağlayarak pek çok anlamda sürdürülebilir bir model önerir. Zeminde farklı kotlara oturan yapının teras çatıları da bu kademelenmeyi izler ve yapının farklı düzlemlerde farklı şekilde algılanmasını sağladığı gibi iç mekanda hem gün ışığı, hem iç dış ilişkisi, hem de hacimsel anlamda mimari fonksiyon ve mekan kurgularına olanak sağlar. Güneybatıya bakan manzara cephesinde zemin kattaki büyük saçaklar ve birinci kattaki yatak odasını çevreleyen ve üst kat terasının saçağı olarak yapını ön cephesine eğik olarak uzanan kabuk yapıyı güneşin etkilerinden koruduğu gibi iç mekanları da komşulardan biraz daha gizleyerek kendi özel alanlarını yaratır. Üst kat terası aynı zamanda Mutfak terasının saçağı olarak kulanılmaktadır. yaşam alanının saçağı havuz ile arasındaki alanda bir teras oturma alanı olarak mekan kurgusuna da imkan verir. Teras bir havuzla sonlanır ve havuz suyu manzara cephesinden taşmalı olduğu için gökova körfezi ve bulunduğu doğal çevresinin manzarasının yansımalarını ufuk çizgisinden birleştirerek günün her saati ve her mevsimin kendine özgü farklı ışıklarındaki gün dönümlerinde kullanıcısına unutulmaz deneyimler yaşatır. Aynı şekilde ışığın tektoniği de PIN konut mimarisinin önemli bir bileşenidir ve gün ışığı buna ay ışığı da dahil olmak üzere tüm evin mimarisinde farklı ölçü, açı ve boyutlardaki tasarlanmış açıklıklardan yapı içine girerek yıl boyunca evin içinde devinir ve bu da yapıyı içinde barınılan bir şeyin çok ötesinde bir deneyim mekanına dönüştürür. Havuzun güneydoğu tarafında içerisinde ateş çukuru olan ve zemine yarı gömülü bir dış mekan oturma alanı da peyzaj elemanı olarak kurgulanmıştır. Bu alana kademeliolarak terastan inen bahçe merdivenleri aynı zamanda havuzun ön tarafındaki mikro tarım amaçlı olarak kullanılan bahçe terasına ve oradan da bir alt kotta taş duvarla birlikte kurgulanan atölye yapısına bağlanır ve bu noktadan itibaren güney batıdaki arsa sınırına kadar olan bahçe alanındaki peyzaj doğal kotunda bırakılarak sonlanır. Eğimli arazi ve yapı arasındaki ilişki yapının kendi içindeki kotlama ve mekan kurguları ile birlikte çeperindeki yürüme yolları, bahçe duvarları, kapılar, geçiş elemanları, havuz, ateş çukuru, merdivenler, adım taşları, peyzajda kullanılan kayalar, taş duvarlar, teknik ekipmanların servis alanları, araç parkı gibi mimari ve peyzaj elemanlarıyla doğala yakın ve süreklilik arzeden topolojik ilişkiler üzerinden dengeli bir şekilde tasarlanmış ve inşa edilmişlerdir. Bu kararlar istinat duvarı kullanımını bu çok eğimli arazide minimuma indirerek yapının mümkün olan en doğal kotlarına oturmasını sağlamış, kazı dolgu gibi doğal zemini olumsuz etkileyecek faktörleri de en az indirmiştir. Dolayısıyla araç ve yaya girişlerinden başlayarak, evin yakın peyzajındaki tüm elemanlar birbirinin devamı ve/veya tamamlayıcısı olarak tasarlanmıştır. Yapıyı çevreleyen tüm bileşenler özenle ve bir sanatçı ve zanaatkar bakış açısı ve yaklaşımı ile tasarlanarak mimariye eklemlenmişlerdir. Örneğin bahçe merdiveni sadece bir yapı elemanı değil estetik ve görsel olarak bir mimari heykeldir. Dış mekan oturma alanı sadece bir fonksiyonu karşılamaz aynı zamanda bir tasarım nesnesidir.Cephesini Gökova Körfezi’ne dönen Çembeleni Evi, manzara yönüne doğru eğimden kaynaklanan sebeplerden dolayı yatayda gelişen bir plan şemasına sahiptir. Giriş holünden yarım kat yukarı çıkarak içerisinde dolap odası, çalışma odası ve banyosu olan ebeveyn yatak odasına, yarım kat inerek mutfak yaşam alanı ve odalara ulaşılmaktadır. Arkasında servis alanları bulunan mutfak plan düzleminde ebeveyn yatak odası altına gelen izdüşümde yarı kapalı olarak planlanmıştır ve kuzey batı tarafından terasa bağımsız bir çıkışı da vardır. Yaşam alanı, mutfak ve evin diğer odalarına ulaştığımız en yüksek tavanlı ve en geniş cepheli mekandır ve terası havuzla yaşam alanı arasındadır. Havuzdan yansıyan gün ışığı yaşam alanı tavanında hareketli yansımalara da sebep olarak mekan deneyimini güçlendirir. Yaşama alanının hemen hemen her cephesinden gün ışığı alan açıklıklar yer alır ve sabahın erken saatlerinden gün batımına kadar mekan sürekli dönüşerek ışık oyunlarıyla ev sakinlerine çeşitli deneyimler yaşatır.

Yaşam alanına inen giriş holünü bağlayan merdiven, altı basamaklı, kotlar arasındaki düşey sirkülasyonu sağlayan bir mimari eleman olmaktan çıkıp yine mimari bir heykele dönüşür. Yaşam alanı ile aynı kottaki diğer odalara ise, giriş yolunun kotunda yatay pencereden dış mekanı gören bir koridordan gidilmektedir. Yatay pencere özellikle sabah saatlerinde gün ışığının tüm koridora girmesini sağlayarak geçiş elemanı olan koridoru keyifli bir mekana dönüştürür. Koridora bağlanan 3 girişten 2 ayrı odaya ve ortak kullanılan bir banyoya geçiş sağlanır. Yapının güneydoğu ucundaki oda kendi banyosu, terası ve saklama alanlarına sahiptir. Yaşam alanı ve güneydoğu odası arasındaki oda hem çalışma hem de misafir odası olarak kullanılmaktadır. Yapının güney batıya cepheden bakması sebebi ile yüksek tavanlı yaşam alanı ön cephesinde daha alçak kottaki saçaklar ile batı güneşinden korunmaktadır. Yaz aylarında güneşin ışığını yerince kontrol edebildiği gibi kış aylarında ise güneş ışığın eve girmesini sağlayacak ölçü ve niteliktedir.

Yapı ev sakinlerinin ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılayacak niteliklere sahip olmasının yanında PIN evlerinin tektoniğini de en rafine şekilde yansıtan pek çok özelliğe sahiptir. Bir mimari yapının tam anlamıyla özgün bir kimliğe kavuşması salt bir yapı formunun yerden bağımsız bir kütle olarak inşa edilmesi ile ortaya çıkmaz. Mimar aynı zamanda, mimarisi ve mühendisliği ile tasarlanan yapının ve elemanlarının yapı ustaları ve zanaatkarlarla üretilmesinin sağlanmasından ve inşa edilen işin nitelikli olmasından sorumludur. Dolayısıyla nitelikli işler nitelikli mimarlar ve mühendislerin yanında yapı ustaları ve işini en iyi şekilde yapan yüklenicilerle mümkündür. Çambeleni evi de böyle bir ekip tarafından hayata geçirilmiştir. Hangi ölçekten yaklaşırsanız yaklaşın yapının sınırlarla kurduğu her ilişkinin mimar tarafından etüd edilmesi ve tasarlanması bir ihtiyaçtan öte zorunluluktur. Yoldan başlayarak araç park alanından bahçe kapısıyla başlayan ve arsanın en uzak doğal peyzajı ile sonlanan bahçe duvarına kadar tüm elemanlar mimarın yapı ve çevresi bağlamında düşünüp tasarlaması ve inşa etmesi gereken unsurlardır. Böylece bir yapı özgün mimari kimliğinin ötesine geçer ve içerisinden dışarısına kadar her noktasından kullanıcısı ve izleyicisi ile sürekli bir diyalog kurar. Çambeleni Evi PIN Evleri envanteri içerisinde tüm bu unsurların bir araya geldiği önemli bir yapı olma özelliği taşır.

Künye
Proje Yeri: Muğla, Ula
Mimari Proje Ekibi: Ekin Arslan Bahçeci, Salih Küçüktuna, Fikret Sungay
Ana Yüklenici: Evv Yapı Üretim Hizmetleri
Konsept Tasarımı: PIN Architects
Uygulama Projesi: PIN Architects
Statik Projesi: Ümit Özkan
Elektrik Projesi: Aziz Özkan
Tesisat Projesi: Tamer Hafızoğlu
Proje Başlangıç Yılı: 2019
Proje Bitiş Yılı: 2020
İnşaat Başlangıç Yılı: 2020
İnşaat Bitiş Yılı: 2023
Arsa Alanı: 1589 m²
Toplam İnşaat Alanı: 355.68 m²

Pin It
Mimarlık Ofisi